Kuvvetsiz düşünün

Kuvvetsiz düşünün
14 Şubat 2017 tarihinde eklendi, 107 kez okundu.

Davranışlar karmaşıktır, onları başkalaşmak de böylece. Hızlı ve kesin olan bir çözüm de yoktur. Lakin genelde düşünceleri­mizi ve hislerimizi bilmek ve özel olarak yiyecekleri tanımak bizi etkiler; yaşam tarzı seçimlerimiz yalnızca ideal kiloya ulaş­makta değil onu korumakta da önemlidir. Yolculuğunuzda, olumlu yönde ilerlemenize yardımcı olacak bir programın ya­nı sıra, size takviye edecek bir tutuma da ihtiyacınız var.

Olumlu düşünün
Vücudun dengeli sağlıkta ve bununla birlikte da sağlıklı kilo­da kalması için, maddi dengenin yanına zihinsel, şehvetli ve ruhsal dinginliği de yakalamalısınız. Düşüncelerimiz ve duy­gularımız, benzer bedensel etkenler gibi, dengemizi bozabilir ve fazla kilonun kökeni olan asit fazlalığına yol açabilir. Eğer bu ancak­tabı “ne yiyor ve içiyorsanız o sizsiniz” deyip bıraksaydım, ancak­tap yarım kalmış olacaktı. Siz, bununla beraber düşündüğünüz şeysiniz. Olumsuz düşüncelere ve duygulara saplanmak sizi asit­li ve aşırı kilolu bir vücuda hapsedecektir, çünkü fiilen şiş­man düşünüyorsunuzdur. Öteki yanlamasına, şehvetli bir denge ve ruhsal bir temas şehvetli oluşturarak, gerçekte kendinizi güçsüz düşünebilirsiniz.

Fazla esas bir seviyede, teftiş edilmeyen negatif duygular ve fikirler, kendinizi rahatlatmak ve teselli etmek amacıyla ge­nellikle sağlıksız beslenmeyi tetikler. Stresliyken veya sinirlen­diğimizde, hemen olan olarak iyi hissetmek için, yalnız olduğumuz için, kendimizi mükâfatlandırmak için, süre vermek için, mut­suz olduğumuz için veya kendimizi cezalandırmak için çok ye­riz ve bu böyle gider. Ve genellikle sağlığa zararlı yiyecekler seçeriz çünkü genelde olumsuz hissediyoruzdur veya o yiyecekler bize mutlu çocukluk anılarımızı hatırlatıyordun Açıkçası, ay­rıntıları ne olursa olsun bu yemek eğlenceleri, bilhassa nere­deyse tümü şeker, karbonhidrat ve/veya çok artı protein içer­diğinden vücuda fazladan meslek yükler. Sonradan, daha çok yağ ya da daha çok sağlıksız yiyecek yüklediğimizden, düşüncelerimiz de düşüşe geçer ve bu da fena bir döngü yaratır. Bu döngü içinde dönüp dururken, buna son vermekten de vazgeçmeye eğilimli olursunuz, sağlığınızı iyileştirmek için bir şeyleri denemeye bi­le son verirsiniz.

Kalıcı kilo vermeyi karşılamak ve dinç kalmak için sadece yediklerinizi başkalaştırmak tatmin edici değildir. Davranışlarınızı anla­yarak ve değiştirerek hissi konularla ve streslerinizle de ilgilenmelisiniz. Onları teftiş dışarıya ayrılmak, yediklerinize dikkatli olmak konusunda harcadığınız çabaların bile temelini çürütecektir. Hepimiz bambaşka düşünüp hissetmenin yollarını bulmalı, negatif düşünceleri ve duygulan, ortalarında debe­lenmek yerine yapıcı şekilde uygulamak için değiştirmeliyiz ve bunu gerginlik altındayken bile yapabilmeliyiz.

Ben (Shelley) size şüphesiz hissi olmamanız gerektiği­ni söylemiyorum. Bu, her şeyden önce insan doğasına aykırı olduğu için mümkün yok, insan edinmek, duygu sahibi almak demektir. Size sadece olumsuz düşünmeyin aramak veya abes-verin, üzülmeyin çağrıda bulunmak de tatmin edici değil, işe yarasa bile asla so­na ermez. Tıpatıp, diyetin ve egzersizlerin temel kurallarının öğ­renilmesi, anlaşılması, düşünülmesi, kabul edilmesi ve benim­senmesi gerektiği gibi, düşüncelerinizi ve duygularınızı onlara tutumunuzun yanında işlemeniz gerekmektedir. Bu, duygula­rınızın düşüncelerinizden geldiğini anlayarak başlar ve düşün­celer de inançlardan kazanç.

İnançlarımız, düşüncelerimize ve davranışlarımıza yön ve­rir. Diğer bir deyişle, inançlarımız, üzerinde kendimizi yapı et­tiğimiz temeldir. Dünya görüşümüz, değerlerimiz ve yargıları­mız tüm kararlarımızı ve diğer insanlarla olan ilişkilerimizi etkiler.

Düşüncelerimiz sürekli bizimle olan arkadaşımızdır, bu nedenle genel sağlığımızın değişmez bir parçası olduklarına da şaşırmamak gerekir. Fikirler, hayale dönüştüğünde, neşe verdiğinde veya mutlu anıları hatırladığınızda sizi mutlu eder ya da korku, kuşku ve üzüntü verdiklerinde sizi aşağılara çeker. Düşünceler, bizi hatıra yaşamaktan alıkoyarak, o lahza önümüzde ne olduğuna bakmamızı engelleyerek geçmiş veya geleceğe sı­kışıp kalmamıza neden olabilir. Fikirler içten da olabilir yanlış da; ancak iki durumda da fazla güçlüdürler. Düşünceleri­miz, sağlığımıza faydalarının dokunması ve daimi kilo kaybını sağlaması için mutluluk hissimize katkıda bulunmalı, ihtiyaçlanmızı yerine getirmeli ve bizi gereksiz endişe veya stresle yüklememelidir. Düşüncelerinizle yüzleşip onları anlayarak denetim etmeyi öğrenmeniz, negatif düşüncelerin birikimini engeller ve yerinde bir şekilde beslenmenizle birlikte dinç bir yaşama olanak sağlayacak destekleyici davranışlar geliştirme­nize yardım eder.

Duygular da olumlu ya da negatif olabilir. Dr. David R. Havvkins, Power Vs. Force kitabında temel insan duygularının enerji seviyesini 1 ile 1000 aralarında sınıflandırır, 200 ya da daha düşük seviyeler hem kişi ayrıca de toplum için yıkıcı olacak­ken, bu seviyenin üzerindeki her layık gücün yapıcı ifadesini temsilcilik eder. İşte sınıflandırması;

Utanç 20
Suçluluk 30
Duyarsızlık 50
Keder 75
Dehşet 100
Istek 125
Öfke 150
Kibir 175
Yiğitlik 200
Nötrlük (Yargılamamak) 250
İsteklilik 310
Razı Olma 350
Niyet 400
Sevgi 500
Neşe 540
Barışma 600
Aydınlanma 700-1000

Dr. Havvkins ’in listesindeki öteki bütün yüksek değerli hisler bir yana, natürel oysa kendi hayatınızı yaşamak istiyorsunuz. Ego duygusu ve mutluluğun en sadık hizmetkârları, dinç duygular ve olumlu düşüncelerdir. Fena olaylar olduğunda, şiddet duygusal dönemleri deneyimlemek gerçekçidir lakin içinizdeki pusulanın siz devam etmeye hazırlanmış olduğunuzda kurulmasına destek eder. Duygularınızı tam anlamıyla yaşamaya ihtiyacınız var; ama sizin bedenen dengenizi bozacak olumsuz duygulara saplanıp kalmamalısınız. Olumsuz duygulan hafifletmek ve onların vücu­dunuzda baskın olmasını engellemek için, mesela azim, affet­mek, telafi ve anlaşma gibi o kadar çok yaklaşıma ihtiyacınız olacak.

Manevi Olarak
Mutluluğun, neşenin ve memnuniyetin hakiki kaynağı, fakat­şinin aklında ve kalbinde yatar, maddi dünyada değil. Fiziksel vücudunuzu teftiş ederek -kilo vererek ve sağlıklı kalarak-bu duruma ulaşmaya çalışabilirsiniz ama reel şu ki fiziki değişikliklerin daha kolay gerçekleşmesi için önce o kaynağı bulmalısınız.

böylece, kendiniz ve genel anlamda insanlık için daha manevi bir vizyon kucaklamanız gerekmektedir. Daha eksik kor­kusuz ve stressiz bir şekilde yaşamanın, çalışmanın ve sevme­nin yolu budur. Öyle çoğumuz iki dünyada yaşıyoruz: yapılışla­rın dünyası ve oluşların dünyası. Yapılışların dünyası genel lahza­lamda kendimizin ve sevdiklerimizin hayatını daha rahat kıl­mak için ihtiyaçlarımızı, isteklerimizi, özlemlerimizi, beklenti­lerimizi, kimliğimizi ve kültürel durumumuzu gerçekleştirmek ile ilgilidir. Bu yol çok nadir olarak reel mutluluğa ya da ken­di şehvetli ve ruhsal bağlantılarımıza çıkar. Bir sorun çözül­düğü vakit bir başka biri çıkar. Bir amaca ulaşıldığında, diğer bir amacın önümüzde belirmesi ve yeni bir şeyin peşinden koşmamız sadece zaman meselesidir.

Oluşların dünyası ise hepimizin derinliklerinde yatar. Ger­çek benliğimiz, manevi doğamızdır. Sessizlik, sakinlik, özgürlük­lük ve sevgi egemendir. Bu dünyada yaşamamız sakin olmamı­zı sağlar. En fazla değerinde verdiğimiz şeylerle -hak, şıklık, bağışlama­fetmek, uysallık, umut, sevgi ve yardımseverlik gibi- tekrar iletişim içinde olmamızı sağlar. Burada odak noktası, yapılma­sı gerekenlerden oluşan dünyadan (sağlığınız ve kilonuz da da­hil), zaten son derece dinç olan ve herhangi bir şeyin yapılması gerekmediği, yalnızca var olan kişinin içsel manevi varlığı­nın oluşturduğu vakitsiz ve boyutsuz dünyaya kayıyor.

pH mucizesine güvenmek
Manevi yaşamınızı olumlu bir şekilde yol göstermek için ilk adım, seçtiğiniz afiyet yaklaşımına inanmaktır. Bu, kendimiz ve vücudumuz için gerçekleştireceğimiz bazik tutuma bütünüyle güvenmek anlamına gelir. Bir mucize inanç gerektirir! pH Mucizesi programını kabul edip uygulamanın anahtarı, bir şeyleri sınırlama getirmek veya bir şeylerden mahrum kalmak yok, programın ideal kilonuzu ve sağlığınızı tam anlamıyla takviye­lemeye en yerinde yiyeceklerle doymuş olduğunu bilmektir. Sağlık Durumu­lı yiyecekler, erişmemizin mümkün olduğu bir lütuftur ve bu aklımızda olduğu sürece işe girişmek için bir çeşitlilik minnet duy­gusu -olumlu bir duygu- hissederiz. Bizim için en iyi yiyecek­lerden daha çok yedikçe, zihinlerimiz de daha kolaylık dolu ola­caktır.

Kendimize nasıl baktığımız hakkındaki düşüncelerimiz sa­dece seçtiğimiz hayat biçimine ne derece vefalı kalacağımızı yok, ondan ne dek kazançlı çıkacağımızı da belirler. Her bir önerimizin arkasındaki ilkeleri anlamanın sizin için fazla önem­li olduğunu düşünme sebebim de bu. Uymanız gereken tali­matları bir sayfaya yazar ve bırakabilirdim; ancak her şeyin se­bebini ve düzenini anlamadan bundan fazla pozitif yararlanabileceğinizi düşünmüyorum. Ve bu programın faydalarını görme­ye devam ettikçe, programın doğruluğuna olan inancınız da artacaktır.

inancınız güçlendikçe, bazik yaşam biçimi sizin için bir alış­kanlık olacaktır; bir anlamda her şeyi kendiliğinizden yapmaya başlayacaksınız, işe başlarken, özümsenecek fazla artı şey var gibi göründüğünden, bunu yâd etmek manâlı. Size fazla yoru­cu gelebilir. Lakin bu (geçici!) duygunun ideal kilonuzu bulma­nız -ve onu korumanız- için bulduğunuz çözümü takip etme­nizi engellemesine izin vermeyin. Bu, başlayıp bitireceğiniz bir “diyet” değil, bir yaşam tarzıdır.

İnançlarınızın doğru olduğuna belirlenmiş olun
Kendinizi cılız düşünme yolculuğunuzda manâlı bir durak, sahip olduğunuz herhangi yanlış bir inancı fark etmek ve onu düzeltmektir. Eğer bunu yapmazsanız, hatalı düşünceler olumsuz düşüncelerle birlikte birbirini izleyecektir. Örneğin, kilolu olmanın kötü, çirkin, zayıflık göstergesi veya bir suç oluşturan olduğuna inanabilirsiniz çünkü kendinizin fena, çirkin, cılız olduğunuza ve cezayı adalet ettiğinize inanıyorsunuzdur. Şişman olmanın genetik olduğuna da inanabilir ve anne babanız şiş­man olduğu için kaderinizin çoktan belirlendiğini düşünebilir­siniz. Sorumluluğu başka birine veya bir şeye de -eşinize, diye­tisyeninize, bir takım mucize zayıflama haplarına- yükleyebilirsi­niz. Yediklerinize karar vermenin en iyi yolunun, tat alma­nize en yerinde olana ya da en basit elde edilebilenlere kadar seç­mek olduğuna da inanabilirsiniz.

Bu veya buna aynı inançları arkanızda teslim etmek ideal ancak­lonuza dışarı giden yolu önünüze açacaktır, örneğin yağlı olmanın bu noktada hayatınızı kurtardığını fark etmek, kalçalannızda-ki, göbeğinizdeki ve bacaklarınızdaki birikmeye farklı bir gözle bakmanızı sağlar. Yağlarınızı sevebilir, sağlığınızı korudukları için onlara teşekkür edebilirsiniz. Ve sonradan bu yeni bilinciniz ve bazik yaşam tarzı ile hepsine veda edebilirsiniz. Sonsuza ka­bakımlı. Her şeyden önce, bir daha onlara ihtiyacınız olmayacak.
pH Mucizesi programında, “diyet yerine getirmek” saf bir inanç de­ğil, değişmiş inançların, düşüncelerin ve belki de duyguların bir sonucu olarak yeni bir oluşumdur. Kilo, yağ ve sağlık hak­kında edindiğiniz yeni kavrama, iyi yemek seçimleri yapmanızı ve pH Mucizesi ’ne kadar davranmanızı sağlayacak. Düşüncele­riniz “Yiyeceklerimi ve içeceklerimi, sağlığım, enerjim ve duy­gusal mutluluğum için en iyi olacaklarına inandıklarım arasın­dan seçiyorum. Kendime gezegendeki en nefis bazik yiye­cekleri veriyorum çünkü biliyorum fakat bu beni ideal kilomda ve sağlığımda tutacak” biçiminde olacaktır. İyi yemek yemek -kek veya bif­tek yok!- hayattaki büyük bir ödüldür.

Yemek seçimleriniz hakkında rasyonel bir şekilde düşünmeye başladığınızda (“Eğer asidik yersem kilo alırım; eğer alkalik yersem kilo verir ve sağlıklı olurum”) ve özellikle sağlığınız ve kilonuz hakkında gerçek ve olumlu duygularla çalıştığınızda, pH Mucizesi programı ilkelerini doğrusu uygulamaya soktu­nuz demektir. Aşağıdaki ilkeler de ideal kilonuzu garantileye­cektir:

Nasıl cılız düşünülür?
* Hayatınızdaki yersiz hissi stresten kaçının.
* Kaçınamayacağınız stresle başa çıkmak için etkili ve yapı­cı stratejiler geliştirin ve onları uygulayın.
* Karşınıza ne çıkarsa çıksın, olayın üzerinde davranmayı öğrenin, karşısında değil. Olaydan bir adım uzaklasın, yargılarınızı bir kenara bırakarak nesnel olarak değerlen­dirmesini yapın ve herhangi bir olumsuzluk duygusuna yer vermeyin.
* Hatıra yaşayın.
* Olumsuz düşünce ve duygular içinde takılıp kalmayın.
* Olumlu olun.
* Kusur yaptığınızda kendinizi cezalandırmayın. Kendinizi affedin ve devam edin.
* Olumsuz duygu ve düşüncelerin içinizde birikmesinden kaçının.
* Öteki cümbür cemaat gibi, gün içinde böylece çok duyguyu yaşayacağı­nızı bilin; bunların bazısı olumlu bazısı olumsuz olacak­tır. Bu duyguları kabullenmek, mümkünse sorunları ça­buk bir şekilde çözmek, hatalı inançları ve yıkıcı negatif şehvetli tepkileri başkalaşmak ve enerjinizi daha neşe saçan ve gizli zamanlara gizlemek için kendinizi yönlendirin.
* Duygularınızın, yemek alışkanlıklarınızla nasıl ilgili oldu­ğunun farkına varın. Yemek Yemek yemeyi bir başa çıkma meka­nizması olarak kullanmayın. Olaylarla üatesinden gelmek için diğer olumlu yollar öğrenin.
* Dinlenin. Normal bir metabolizma için iyi bir gece uyku­su fazla önemlidir. Uykusuzluk ya da gece sıkça uyanmak, rahatlık dolu bir uykuyu bozan ve bilinçaltınızda sabit şehvetli bir konudan kaynaklanır. bununla birlikte bir stresten kaynaklanan adrenalin yorgunluğunun da belir­tisi olabilir.
* Eğer gerekliyse veya kendinizi kesintisiz bunalımda hissedi­yorsanız, hapsedilmiş duygusal konuları açması ve onları çözmesi için bir terapiste danışmayı deneyin.
* Kendinize kısa ve uzun süreli amaçlar edinin ve kendiniz­den mantıklı beklentileriniz olsun. Kilo verme sürecinize ve amacınıza bedel verin. Her Yerde ince ve dinç olmayı ne kadar istiyorsunuz?
* Kendinize, amacınıza ulaşmak için makul bir süre ve­rin ve ona sadık kalın.
* Kendinizi yiyecekler yerine başka şeylerle ödüllendirin. Amaçlarınıza ulaştıkça, kendinizi tebrik edin ve yolunuza
devam edin. Ödüllerinizi değerinde verdiğiniz şeyler arasın­dan seçin, örneğin her zaman yeralma istediğiniz bir kursa kayıt yaptırmak, yolculuğa çıkmak, daha küçük cisim bir kıya­fet olmak ya da evinizin duvarına asmak için bir sanat ürü­nü almak (önünden her geçtiğinizde başarınızı hatırlaya­caksınız) gibi.
* Her gün göz önünde bulundurmak, dua etmek veya meditasyon için va­kit ayırın. Bütün lütufların farkına varın ve minnettarlığı­nızı ifade edin.
* Sizi dinç olmayan yiyecekleri yemeye neyin yönlendir­diğini bulun -stres, rahatlama, sosyal etraf gibi- ve on­lardan kaçınmaya çalışın. Dürtülerinizi yoklama etmeniz için önce onları anlamanız gerekir.
* Duygularınızı açıklama etmekten çekinmeyin. Gülün. Ağlayın.
* Kendinize inanın.
* Kendi ilgi alanlarınız üstünde çalışın. Sizin için en iyi olan şeyi, sizi dinç, enerjik, zeki ve mutlu kılacak şeyleri gerçekleştirmek için zaman ve mekân yaratın. Bu, gıda diyarı­nın ötesinde de gayet güzel uygulanabilir. Okula geri dö­nün, sanat kurslarına katılın, hayal etme cesareti göste­rin ve daha sonra onları uygulayın.
* Kilo vermeyi bir eylem yok bir gezi olarak düşünün. Bunu yeni ve geliştirici bir tecrübe haline getirin. Yol bo­yunca öğrendiğiniz her şey için minnet duyun

Seçim sizin
Tüm bunların tek anahtarı sizsiniz. Daha iyi yönde değişe­ceğinize karar tahsis etmek zorundasınız. Bu seçimi hiç kimse sizin için yapamaz ve siz de hiç kimseye yükümlülük yükleyemezsiniz. Kendi parçanız haline getirmedikçe hiçbir plan işe haylaz. Eğer ideal kilonuza, sağlığınıza, enerjinize, canlılığınıza sahip ol­mak istiyorsanız bunu gerçekleştirmek zorundasınız. Bunu satın alamaz veya bir yere yaptıramazsınız. Doğruyu ya da yanlışı seçmekte özgürsünüz. Salata ya da biftek yiyebilirsiniz. İyi su içebilir veya içmeyebilirsiniz. Çalışma yapmaya karar verir veya alıştırma yap­mazsınız. Güçsüz olabilir veya olmayabilirsiniz. Tercih sizin.

Seçiminizi yaparken, kararlarınızın sadece sizin değil, bununla beraber ailenizin, çevrenizin ve toplumun üstünde de etkisi olacağını aklınızda bulundurmalısınız.

Yolunuzu belirleyin
Başarıya dışarı giden gezi kendinize nerede olduğunuzu, ne­reye gideceğinizi ve oraya nasıl gideceğinizi sormanızı gerekti­rir. Kendiniz için doğru yolu bulmanın ve onu peşine düşüp takip etmenin başka bir yolu yok. Şimdiye dek bulunduğunuz ya da şu lahza ol­duğunuz yeri sevmiyorsanız, ortada oysa değiştirme yerine getirmek zo­rundasınız!

En iyi yöne dürüst ileri gitmek için, varış yerinizi aydınlatarak işe başlayın. Amacınızı belirleyin. Çalışmak için belirli (ve ölçülebilir) bir şeye ihtiyacınız var. Aksi takdirde, oraya nasıl vardığınızı ve ne zaman vardığınızı nereden bileceksiniz? Ama­cınızın aynı zamanda da mantıklı olması gerekiyor; on beş yıldır birikmiş veya en azından yıllardan beri süren kötü alışkanlıklar ne­deniyle oluşan kiloları yıldırım hızıyla vermeyi ummak sade­ce kendinizi başarısızlığa sürüklemek demektir. Amacınız za­man çerçevesine sahip olmalıdır. O nedenle örneğin, Haziran ’a dek 10 kilo vermeye ve Ağustos ’a değin da ideal kilonuz olan 65 kiloya ulaşmaya karar verin. veya üç ay içinde tansiyonu­nuzu normale düşürmeye; yılbaşı partisi için 38 karoser bir kıya­fet giymeye, kas kütlenizi artırmaya… Neyin arkasından olduğu­nuz konusunda dikkatli bir şekilde düşünün. Daha Sonra bunu bir kenara yazın. Bir kâğıda kâğıda dökmek, planınıza ne kadar vefalı ol­duğunuzu gösterecektir.

Derhal bir ara verme verin. Aklınızda varış yerinizi ve amacınızı belirlediniz; şimdi de yolculuğunuzdaki kayıtlı ara verme yerlerini belirlemelisiniz. Hâlâ doğru yolda olduğunuzdan belirli edinmek için takip edebileceğiniz küçük işaretler olmalı; her hafta diye­tinizdeki bir yiyeceği başkalaştırmak veya porsiyon miktarını eksilmek veya daha fazla taze ürün olmak gibi. bir defa daha söylüyorum, planınızı yazın.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git